Saksıdan Başka Toprakları Yoktu
Savaş çıktı çıkacak, oldu olacak.
Yarındır, öbür gündür, pazar sabahı derken habire korku pompalayıp durdular.
Siz kimi korkutuyorsunuz.
Bu millet “Korkunun ecele faydası yok” diye atasözü geliştirmiş.
Ne olacaksa olsun diyenler çoğunlukta.
Memleketin dağ gibi korkusuzları var.
Herkes savaştan korkar, eyvallah. Bunun zengini fakiri olmaz, cahili okumuşu da olmaz.
Ama bana öyle geliyor ki şu dünyada bir dikili ağacı olmayanlar var ya, sanki onlar biraz daha az korkarlar.
Bu aziz topraklar için şehit düşenlerden pek çoğu, saksı içindeki toprağından başka hiç toprağı olmayanlardır.
Onlar barışta yaşadıklarında da, cabbar ev sahiplerinin yüzlerini her gördüklerinde korktuklarından ve aldıkları üç kuruş asgari ücretlerini korka korka harcadıklarından, zorluklarla mücadele ede ede zaten hayatla hep savaş içinde, deneyimli olmuşlardır.
Ayrıca tarlası, bahçesi, arsası, binası, bankada hesabı, yastık altında altını da olmadığından daha az kaygılı ve tasasızdırlar.
Bir yerlere kaçıp gitmek de parayla olduğu için, o umutları da yoktur.
Dolayısıyla kalıp da vatan için bunlardan daha iyi cenk edecek kimseler olmaz.
Bu da şu demektir. Savaş için yarı yarıya eğitilmiş gücümüz her zaman çoktur ve hazırdır.
Yoksa devletimiz işçisine asgari ücreti neden kırk bin lira yapmasın ki.
Ağanın elini kim tutabilir ki.
Yirmi sekiz bin lira seviyesinde tuttuğu için devletin bir bildiği vardır diye her zaman demişimdir.
Evet, savaşların nasıl bir yıkım olduğunu Afganistan’dan, Bosna’dan, Ukrayna’dan, Çeçenistan’dan, Irak’tan, Libya’dan, Suriye’den, Gazze’den, Lübnan’dan biliyoruz.
Barışın kötüsüne de razıyız. Yeter ki savaş olmasın.
Ama gelip kapımıza dayandığında da savaşın hakkını vermek gerekir.
Savaşın hakkını verenler de, tabii ki bu hakkını alamayanlar olmalıdır ki kızgın olsunlar, sinirli olsunlar ki savaşı kazanalım.
Mülayim adamlar savaşamazlar.
Allah’tan memleketin mülayim adamları az. Yüzde yirmi kadar.
Hiçbir dönem mutsuz olmayan, enflasyon devalüasyon da olsa lüksünden, yemesinden, gezmesinden, tatillerinden ödün vermeyen seçkin güruh.
Endişeye mahal yok. Memleket emin ellerde.
Türküsü bile var.
Yemen yolu çukurdandır
Karavanam bakırdandır
Zenginimiz bedel verir
Askerimiz fakirdendir
Yazar: Mehmet Erdil
ANAHTAR KELİMELER: köşe yazısı, savaş ve barış, asgari ücret, halkın sesi, toplumsal gerçekler, vatan savunması, sosyal adalet, Mehmet Erdil