Terörsüz Türkiye İdealine Giden Yolda Bilge Lider Devlet Bahçeli’nin Çağrısı Ve Çatlak Seslerin Maskesi
Ben bu satırları, Türkiye’nin geleceğine dair derin bir sorumluluk duygusuyla yazıyorum. Devlet Bahçeli’nin “Terörsüz Türkiye” çağrısı, benim gözümde sadece bir siyasi slogan değil, milletin bekasına, devletin sürekliliğine ve kardeşliğin tahkimine dair güçlü bir irade beyanıdır. Bu çağrı, yıllardır kararlılıkla sürdürülen terörle mücadelenin bir özeti, aynı zamanda geleceğe uzanan bir yol haritasıdır.
Ancak ne yazık ki bu milli hedefi hafife alan, küçümseyen, hatta alaya almaya yeltenen bazı sözde milliyetçi çevreler vardır. Kendi dar siyasi hesapları uğruna bu kutlu davayı itibarsızlaştırmaya çalışmaları, en hafif tabirle büyük bir gaflettir. Çünkü bu mesele, günlük siyasetin çok ötesinde, doğrudan milletin varlığıyla ilgilidir.
Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında sarf ettiği sözler, işte tam da bu noktada bir serzenişten öte, açık ve net bir uyarıdır. Sözde milliyetçiliği ağızlarından düşürmeyenlere yönelttiği hitap, aslında milletin vicdanında da karşılık bulmuştur. Ben bu sözleri, liderin öfkesinden değil, milletine duyduğu sorumluluktan doğan bir ikaz olarak okuyorum.
Çünkü “Terörsüz Türkiye” hedefi, yalnızca güvenlik eksenli bir politika değildir. Bu hedef, toplumsal barışı, kardeşlik hukukunu ve ortak geleceği esas alan bir milli mutabakattır. Bu mutabakatın özünde, Türk’ün Kürt’ü, Kürt’ün Türk’ü sevmesi gerektiğini söyleyen derin bir insani anlayış vardır. Bahçeli’nin dile getirdiği bu yaklaşım, Türkiye’nin iç cephesini güçlendirme iradesinin en sade ve en güçlü ifadesidir.
Ben biliyorum ki bu çağrı, sadece bugünün sorunlarına değil, yarının Türkiye’sine yöneliktir. Milletin tüm fertlerini ortak bir ülkü etrafında buluşturmayı hedefleyen bu duruş, geleceği inşa etme kararlılığının ta kendisidir.
Buna rağmen, muhalefet cephesinden yükselen çatlak sesler, birliğimizi ve beraberliğimizi zedeleyecek bir dil kullanmaktadır. Özellikle bazı imalı söylemler, siyasi muhalefetin sınırlarını aşmakta, doğrudan milli iradeyi ve demokratik meşruiyeti hedef almaktadır. Bu tavır, ne siyasi ahlakla ne de milli sorumluluk bilinciyle bağdaşır.
Dünya çok cepheli, çok aktörlü ve son derece tehlikeli bir dönemden geçmektedir. Uluslararası sistemin çürümüşlüğü, insan haklarının çıkar hesaplarına kurban edilmesi, demokrasinin bir vitrin süsüne indirgenmesi, Türkiye gibi güçlü durmak zorunda olan ülkeler için ciddi uyarılar barındırmaktadır. Bahçeli’nin bu küresel tabloya dair yaptığı tespitler, sadece eleştiri değil, insanlığa yöneltilmiş bir vicdan çağrısıdır.
Ben şuna inanıyorum. Türkiye’nin iç cephesini sağlam tutmak, milli birlik ve kardeşliği korumak, terörle mücadelede tavizsiz durmak artık bir tercih değil, tarihi bir mecburiyettir. Bu duruş, sadece iç siyaset açısından değil, küresel gelişmeler karşısında da hayati önemdedir.
Sonuç olarak “Terörsüz Türkiye” bir hayal değildir. Bu bir hedeftir, bir ülküdür ve millet olmanın gereğidir. Bu yolda yürürken samimi olanlarla olmayanlar, milletin yanında duranlarla karşısında saf tutanlar elbette ayrışacaktır. Ben bu ayrışmayı bir tehlike değil, Türkiye’nin geleceği adına gerekli bir temizlik olarak görüyorum. Ve bu temizlik, milletin iradesiyle, kararlılığıyla ve güçlü liderliğiyle gerçekleşecektir.
Yazar: İsmet Ünal
Terörsüz Türkiye nedir, Devlet Bahçeli Terörsüz Türkiye çağrısı ne anlama geliyor, Türkiye terörle nasıl mücadele ediyor, milli birlik neden önemli, Devlet Bahçeli son açıklamaları ne diyor, İsmet Ünal Terörsüz Türkiye yazısı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.