Suriye’de PKK/YPG/SDG’ye Yönelik Operasyonlar Hız Kazandı: Türkiye’nin Stratejik Duruşu Ve Bölgesel Dengeler
2026 yılı itibarıyla Suriye’nin kuzeyinde tansiyon yeniden yükselmiş durumda. Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde konuşlanmış, SDG adı altında faaliyet yürüten PKK/YPG unsurlarına karşı Suriye ordusunun başlattığı askeri operasyon, bölgede dengeleri sarsacak niteliktedir. Bu tablo karşısında Türkiye’nin duruşu ise sadece izlenen değil, belirleyici bir tutumdur.
Suriye ordusu, Halep’teki PKK/YPG mevzilerini meşru hedef ilan ederek sahaya inmiştir. Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yoğun çatışmalar yaşanırken, sivil halkın zarar görmemesi amacıyla Avarid ve Zuhur Caddesi üzerinden insani geçiş koridorları açılmıştır. Ancak gelen bilgiler, örgütün bu koridorları dahi hedef aldığını göstermektedir. Operasyonun gerekçesi açıktır. PKK/YPG’nin Suriye ordusuna ve sivil yerleşimlere yönelik saldırılarında bir asker ve beş sivil hayatını kaybetmiş, otuz bir kişi yaralanmıştır. Bu tablo, terörün kimseye hayat hakkı tanımadığını bir kez daha göstermiştir.
Türkiye, uzun süredir PKK/YPG yapılanmasını ulusal güvenliğine yönelik açık bir tehdit olarak görmektedir. Suriye’nin kuzeyinde kurulmak istenen terör koridoruna karşı yürütülen her mücadele, Türkiye açısından sınır güvenliğinin doğal bir parçasıdır. Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı vurgusunu sürdürürken, terör tehdidi karşısında gerektiğinde tek taraflı adım atmaktan da geri durmayacağını net biçimde ortaya koymaktadır.
İsrail’in YPG ile olası temasları ve destek iddiaları Ankara tarafından dikkatle izlenmektedir. Bu tür girişimler, Türkiye’nin güvenlik stratejileri açısından dolaylı tehdit olarak değerlendirilmektedir. Terörsüz Türkiye hedefini sulandırmak isteyen her provokasyonun kaynağına bakıldığında, bölgeyi istikrarsızlığa sürüklemek isteyen küresel akıl açıkça görülmektedir.
Bugün Suriye sahasında ABD’den Rusya’ya, İran’dan Avrupa ülkelerine kadar pek çok aktör bulunmaktadır. Türkiye ise şunu açıkça söylemektedir. Kendi güvenlik öncelikleri göz ardı edilemez. Türkiye, askeri kapasitesi ve caydırıcılığıyla bölgenin en güçlü ordularından biridir ve gerektiğinde tek başına hareket edebilecek iradeye sahiptir. Suriye demek Türkiye demektir sözü, hamasi bir ifade değil; tarihsel, kültürel ve güvenlik gerçekliğinin özetidir.
Buradan açıkça ifade ediyorum. Suriye’ye ne Çin girmelidir ne Rusya ne de İran. Girerlerse çıkmaları çok zor olur. Türkiye, varını yoğunu bu bölge için kullanmak zorundadır. Aksi hâlde mesele sadece sınır güvenliği olmaktan çıkar, Türkiye’nin geleceği meselesine dönüşür. Türkiye’nin en hassas alanı Suriye ve Irak mecralarıdır. Bu hat çökerse, bedel çok ağır olur.
Terörsüz Türkiye hedefimizi bozmak için özellikle İsrail kaynaklı provokasyonlar devrededir. Bunun şiddetle önüne geçilmelidir. Gerekirse Suriye meselesi halkın iradesine başvurularak, referandum yoluyla yeni bir zemine taşınabilir. Bu mesele artık bekleme değil, irade meselesidir.
Yazar: İsmet Ünal
Suriye’de son durum ne, Türkiye Suriye politikası ne olacak, PKK YPG Suriye’de bitiyor mu, Türkiye sınır güvenliği nasıl sağlanacak, terörsüz Türkiye mümkün mü, İsmet Ünal Suriye yorumu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.