Sokaklarda Mikrofonla Değil, Hukukla Konuşulsun!
Son zamanlarda şehirlerimizde, kasabalarımızda hatta köylerimizde bile ellerinde mikrofonlarla dolaşan bazı şahıslar, halkı provoke eden söylemlerle kamuoyunu yönlendirmeye çalışıyor. Bu kişilerin arkasında kimlerin olduğu, kimler tarafından desteklendiği artık bir sır değildir. Özellikle belli siyasi çevrelerin bu kişilere maddi ve lojistik destek sağladığına dair ciddi iddialar kamuoyunda yüksek sesle konuşuluyor.
Bu şahıslar, halkın huzurunu bozmakta, hükümet aleyhine sistematik propaganda yapmakta, farklı düşünenlere hakaret etmekte ve hatta zaman zaman fiziksel şiddete başvurmaktadır. Bazı videolarda, bu kişilerin özellikle kadınları ön plana çıkardığı, toplumun değerleriyle alay eden söylemler kullandığı ve arka planda bazı muhalefet milletvekillerinin bu sahneleri desteklediği görülmektedir. Bu durum, sadece siyasi bir mesele değil, aynı zamanda toplumun genel ahlakını ve huzurunu tehdit eden bir güvenlik sorunudur.
Devletin görevi, ifade özgürlüğü ile kamu düzeni arasındaki dengeyi korumaktır. Ancak bu denge; şiddet, hakaret, provokasyon ve ahlaki yozlaşma ile bozuluyorsa, yetkili mercilerin bu durumu tespit edip hukuki süreci başlatması elzemdir. Bizler, sokaklarda mikrofonla değil, hukukla konuşulmasını istiyoruz. Toplumun değerlerine saygı duyan, yapıcı eleştirilerle katkı sunan her görüşe elbette alan açılmalıdır. Ama provokasyon, hakaret ve şiddet içeren hiçbir eylem, ifade özgürlüğü kisvesi altında meşrulaştırılamaz. Türkiye’nin sokakları, milletin ortak vicdanıdır. Bu vicdanı kirletmeye kimsenin hakkı yoktur.
Yazar: İsmet Ünal
Sokak röportajları yasak mı, ifade özgürlüğü nedir, İsmet Ünal köşe yazısı, toplum huzuru ve hukuk, provokasyonla mücadele, sokak mikrofonları incelemesi, kamu düzeni ve siyaset, hukuk devleti ilkeleri,
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.