28.01.2026 18:34:00

Okul Bahçelerinden Siber Savaş Meydanlarına: Akran Zorbalığı Ve Terörü İle Başa Çıkma Stratejileri

Toplumun en küçük birimi olan aileden, en geniş kamusal alanlara kadar her yerde yankılanan sessiz ama derin bir çığlık var: akran zorbalığı. Yıllar önce sadece okul bahçelerinde, teneffüs aralarında yaşanan itiş kakışlar bugün dijital dünyanın sınırsız imkanlarıyla bambaşka bir boyuta taşındı. Artık karşımızda basit bir çocukluk şakası değil, akran terörü olarak adlandırılabilecek ağır bir tablo duruyor.

Bir çocuğun ya da gencin, yaşıtları tarafından kasıtlı ve sürekli biçimde psikolojik, fiziksel ya da siber saldırıya uğraması sadece o anı değil, bütün bir hayatı etkiliyor. Yaralanan sadece bir çocuk değil; geleceğin yetişkin toplumu, ortak vicdanımız ve ruh sağlığımızdır.

Ben bu meseleye bir uzman olarak değil, aynı zamanda bir yetişkin, bir ebeveyn ve bu toplumun bir ferdi olarak bakıyorum. Ve kendime şu soruyu soruyorum: Biz bu tablonun neresindeyiz? Sadece izleyenler mi olacağız, yoksa çözümün bir parçası mı?

Akran zorbalığı, güç dengesizliğinin olduğu, kasıtlı ve süreklilik taşıyan bir saldırganlık biçimidir. Ancak bugün bu tanım bile yaşananları anlatmakta yetersiz kalıyor. Çünkü artık mağdurun kaçacak yeri yok. Siber zorbalık, şiddeti yirmi dört saat kesintisiz hale getirmiş durumda. Okul zili çalınca biten zorbalık dönemi geride kaldı; telefonlar ve ekranlar şiddeti çocuğun odasına kadar taşıdı.

Zorbalık yapan çocuğa baktığımızda ise karşımıza çoğu zaman çözülmemiş bir değersizlik duygusu, sevgi eksikliği ya da aile içinde öğrenilmiş bir şiddet dili çıkıyor. Zorba çocuk, çoğu zaman sevilmeyi yanlış öğrenmiş bir çocuktur. Güç kullanarak var olma çabası, aslında duyulmak istenen bir yardım çığlığıdır.

Mağdur tarafta ise genellikle sessiz, içine kapanık, farklılıkları olan çocuklar bulunur. Bu çocuklar sadece anlık bir acı yaşamaz. Akademik başarıları düşer, özgüvenleri zedelenir ve yetişkinlikte depresyon, kaygı bozukluğu gibi ciddi ruhsal sorunlarla karşılaşabilirler.

Ailelere buradan açıkça sesleniyorum. Çocuğunuzun karnesinden önce ruh halini takip edin. İştahında ani değişiklikler varsa, okula gitmek istemiyorsa, içine kapanıyorsa bunlar tesadüf değildir. Çocuğunuzun en güvenli limanı siz olmalısınız. Eğer çocuğunuz zorbalık yapan taraftaysa, cezalandırmak yerine bu davranışın kök nedenini bir uzmanla birlikte anlamaya çalışın.

Eğitimciler için de sorumluluk büyüktür. Öğretmen sadece ders anlatan kişi değildir. Sınıfın ruh sağlığını koruyan kişidir. Zorbalığın olduğu bir okulda gerçek anlamda eğitimden söz edilemez. Sıfır tolerans yaklaşımı kağıt üzerinde kalmamalı, okulun her alanında hissedilmelidir.

Yerel yönetimlere, mülki idarelere ve devlete de önemli görevler düşüyor. Mahallelerden gençlik merkezlerine kadar her alanda akran zorbalığı farkındalığı oluşturulmalıdır. Bu bir tercih değil, toplumsal bir zorunluluktur. Suça sürüklenen çocuklar ve mağdurlar, güvenlik eksenli değil, pedagojik bir hassasiyetle ele alınmalıdır.

Zorbalıkla mücadelede üç temel noktanın altını özellikle çiziyorum. Önlemek, çocuklara küçük yaşlardan itibaren empati ve duygusal farkındalık kazandırmakla başlar. Müdahale etmek, seyirci kalan çocuklara cesaret kazandırmakla mümkündür. Rehabilitasyon ise hem zorbayı hem mağduru aile sistemiyle birlikte ele almayı gerektirir.

Şunu açıkça söylüyorum: Akran zorbalığı bir çocukluk evresi değildir. Bu bir halk sağlığı sorunudur. Sessiz kalan her yetişkin, atılan her tokatta, yazılan her aşağılayıcı mesajda sorumluluk taşır.

Eğer bugün el ele vermezsek, yarının dünyasını öfke ve travma üzerine inşa ederiz. Gelin bu sessiz çığlığa birlikte ses verelim. Çünkü biliyoruz ki farkındalık kurtarır, sevgi iyileştirir.

Yazar: Psikoterapist ve Aile Danışmanı Prof. Dr. Ekrem Çulfa

Anahtar: akran zorbalığı nedir, siber zorbalık nasıl önlenir, çocuklarda zorbalık belirtileri neler, okulda zorbalıkla nasıl mücadele edilir, aileler zorbalığa karşı ne yapmalı, Ekrem Çulfa kimdir


Prof. Dr. Ekrem ÇULFA

Tuna, Devlet Kurumları Kişilere Bağlı Değildir!
Tuna, Devlet Kurumları Kişilere Bağlı Değildir!
Sakarya’da Çocuk Edebiyatı Şöleni Başlıyor…
Okullar İçin Güvenlik Seferberliği…
Ateşkes Sonrası Derin Sessizlik!
Öğrenciler Avrupa’nın Dev Tenis Akademisinde…
İcra Satış İlanlarında Yeni Dönem Başlıyor!
Tapu Müdürü Hakkında Savcılık Kararı Verildi…
Başoğlu, Yeniden Göreve Başladı
Erken, Uyardı, İstanbul Kırsalı Alarm Veriyor!
Beylikdüzünde Çocuklar Bilim Ve Sanatla Geleceğe Kanat Açıyor!
Çocuklar İçin Eğlence Dolu Bir Dünya kuruldu!
Günay; Güven Tazeledi. Duygu, Birlik Ve Umut Bir Aradaydı
Çocuklar Tatili Sporla Şenlendirdi...
Sporun Yıldızları Damga Vurdu
Kamp Akademisinde En iyiler seçildi…
Erken’den İmar Savaşı İle İlgili Zehir Zemberek Açıklamalar
Ulaştırmada Yeni Dönem Hidrojenleri
Rengin Hafızası Sanatseverlerle Buluştu...
Aksu; Hayırlı Günler Komşum, Derdin Derdimizdir…
Konaklama Olsa Şehir Kazanır!

YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.