İŞ CİDDİ.
Selahattin Demirtaş niye içerdeymiş..!
Osman Kavala niye içerdeymiş..!
Kimler diyor?
Kılıçtaroğlu!
Karamollaoğlu!
Meral hanımefendi!
Eczacı vekil Özgür efendi!
Diyarbekir mebusu bay Tanrıverdi!
Ve daha bir çokları vs.
Sonra;
Fransa diyor,
İsveç diyor,
Danimarka diyor,
…. En az on ülke diyor!
Yahu memlekete kötülükten başka bir şey yapmayan bu adamlara niye sahip çıkılıyor Allah aşkına anlayabiliyormusunuz!
Oysa bu ülkeler kendi vatanlarında bölücülük ve yıkıcılık yapanlara yaşam hakkı tanımazlarken, bizde olunca güya demokrasi özgürlük ve insan hakları adına sahiplendiklerini yiyormu görünüyoruz acaba!
Benim asıl ilgim onların neler yaptığı ve yapmadığı değil, onlara "sahip çıkma" felsefesine.
Akrabaları sahip çıksa anlarım,
Hemşerileri sahip çıksa anlarım,
Kendi partileri çıksa anlarım,
Dernekleri sahip çıksa yine anlarım,
Ama adamlar nasıl, neyi aşmışlar ki;
Devletler sahip çıkıyor!
İşin ilginç yanı;
Bunlara sahip çıkmaz diye düşündükleriniz bile sahip çıkıyor..!
Söyleyin bana!
Sizce bu normal mi?
***
Kim bunlar!
Yıkıcı bölücü kışkırtıcı ve hain değiller mi!
Elbette Devlet bunların ceddini cibilliyetini biliyordur, bilmelidir de.
Benim ilgim işin diğer yanı dediğim şu;
Yıllardır şu öz vatanımda hep haklı olmama, vatanımı milletimi sevmeme rağmen, mağduriyetlerimde sahip çıkılmamamın kıskançlığıyla olsa gerektir ki, memleket zararına olan herkese bir şekilde sahip çıkılmasına doğrusu tuhaf bir hayranlık besliyorum.
28 Şubat sürecince Y.A.Ş kararlarıyla yargısız sorgusuz haksız bir şekilde işimden ihraç edilmeme rağmen hiç sahip çıkılmadığım aklıma geliyor çıldırıyorum.
En yakın arkadaşlarım bile bir bir uzaklaşırlarken, durun bu yapmaz! Yapamaz! ne yapıyorsunuz diyemezlerken,
Babam anam ve onların çocukları! dahi hiç oralı olmazlarken,
Yapmasaydı da atılmasaydı diyecek kadar bir düşmanım pardon bir ablam varken,
İşte bu yüzden ben bu sahip çıkma işini ama sadece “sahip çıkma” felsefesini her zaman sevmişim ve özlemişimdir.
Sahipsizliğin getirdiği bir açlık mıdır bilemem!
Ne derseniz deyin..!
Ne zaman biri diğerine sahip çıktığını görsem, haklı haksız olduğuna bakmadan hep gıpta ile bakarım.
Ben Reisin Y.A.Ş mağdurlarına yarım da olsa sahip çıkmasına öylesine sevinmiştim ki hakkımın diğer yarısını bile unutmuştum!
Zaten diğer yarısı da ahirete kaldı…
Hasılı, sahipsizliği iliklerine kadar yaşayan bir adamın bu sahiplenmeye sevinmesine kızmamalısınız.
Bu memlekete nice faydaları dokunmuş kahramanlara bizzat kendi devleti sahip çıkmayıp birer birer şehit edildiklerini düşündüğümde bu sahip çıkma işini kötü göremem.
Sahip çıkılmayıp Boraltan köprüsünü geçer geçmez kurşuna dizilenler aklıma geldiğinde ağlarım.
Killigile, hürkuşa, zümre, ye ve dahi ne çok kişilere ağlarım.
Adam kötüsüne sahip çıkmış, sen iyilerini cezalandırmışsın, kimilerini bozuk para gibi harcamışsın, kaaleye almamışsın, işinden etmişsin…
İsmi Osman! da olsa, ruhu ecnebilere ait olan bu adama, gizlemeden sahip çıkılıyorsa, aleni ve korkusuzca ve akılları sıra devletimizi saymadan sahip çıkmaları bizim mahallenin öküzlerini! hala uyandırmıyorsa, bırakın uyusunlar ve bir daha uyanmasınlar.
İyilerin sahipsizliği ilahi bir yazgı mıdır bilemiyorum fakat en az kötülerin yarısı kadar iyilerde kendi iyilerine sahip çıkmaları gerekmez mi?
***
İşte önümüzde sayılı günler sonra yüzyılın muazzam bir fırsatı var.
İyinin ve kötünün seçimi…
Zaferin veya mağlubiyetin seçimi…
Mandanın veya bağımsızlığın seçimi…
Sahip çıkmanın ve çıkmamanın seçimi…
Sahip çıkma ve çıkmama şuurunun en önemli bir sınavı.
Görmesini bilen gözlere her şey net ve berrak…
Rabbim yardımcımız olsun.
***
Koca şairin dediği gibi;
Sahipsiz vatanın batması haktır,
Sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.