29.11.2025 09:32:00

Hayat Pahalılığı Ve Asgari Ücretlinin Kaderi

Türkiye’de her yeni ay, her yeni zam ve her yeni fatura, asgari ücretli için aynı soruyu yeniden gündeme getiriyor: Ben bu maaşla nasıl geçineceğim? Bu soru artık sadece ekonomik değil; sosyolojik, psikolojik ve hatta toplumsal bir mesele hâline geldi. Asgari ücretli bir çalışanın aldığı maaş daha cebine girmeden eriyor. Hayat pahalılığı öyle bir noktaya geldi ki, maaş daha elde sayılırken yok olup gidiyor.

Kiralar uçmuş, market fiyatları her hafta değişmiş, ulaşım, faturalar, gıda ve çocuk masrağı derken eline geçen para ayın ortasını bile bulmadan tükeniyor. Böyle bir tabloda ek iş yapmadan geçinmek, ne yazık ki çoğu kişi için neredeyse bir hayale dönüşmüş durumda. Bugün sokaktaki gerçek şu: Gündüz fabrikada çalışan işçi, akşam paketçilik yapıyor.

Gençler iş çıkışı taksi uygulamalarına yöneliyor çünkü tek bir maaş artık tek bir hayatı karşılamıyor. Ek iş yapmak, ileriye yatırım değil; sadece günü kurtarma çabası hâline geldi. Ailenin masası eksik kalmasın, çocuk okuldan eli boş dönmesin, faturalar gecikmesin diye verilen bir mücadele bu. Üstelik sürekli artan hayat pahalılığı da eklenince, insanlar sadece ek iş değil, birden fazla iş yapmak zorunda bırakılıyor. Bu durum artık bireysel bir tercih değil, zorunluluk hâline gelmiş bir yaşam biçimi oldu.

Bu gidişat bize önemli bir gerçeği gösteriyor: Asgari ücret, bir çalışanın değil, bir hanenin değil, tek bir bireyin bile temel yaşam maliyetini karşılamaktan uzak. Bir ülkede çalışan insanlar alın terinin karşılığında onurlu bir yaşam süremiyorsa, orada sorun sadece bireylerde değil, sistemin kendisindedir. Ek iş, insanların tercihi değil; zorunluluğu hâline geliyorsa, o toplumun ekonomik yapısı alarm veriyor demektir.

Herkesin aynı kaygıyı paylaştığı bir dönemde yapılması gereken bellidir: Geçim derdini bir yazgı hâline getiren bu düzenin yerine, emeği gerçekten değerli kılan bir ekonomik akıl inşa etmek. Çünkü bir insanın hayatı, iki iş arasında sıkışmış bir koşuşturmadan çok daha fazlasını hak ediyor. Yeni yıl yaklaşırken asgari ücretlinin tek bir beklentisi var: Nefes aldıracak bir zam.

Market raflarındaki fiyatlar her geçen gün yükselirken, mutfak masrafı ile kira yükü arasına sıkışan milyonlarca insan, ocak ayında gelecek artışın hayatlarına biraz olsun rahatlık getirmesini umut ediyor. Asgari ücretli için yeni yıl artık bir kutlama değil; maaşın ne kadar olacağını ve bu kez geçinip geçinemeyeceklerini merak ettikleri bir döneme dönüşmüş durumda. Çünkü bugün sadece umut değil, gerçek anlamda yaşam mücadelesi, yeni ücret düzenlemesine bağlı.

Günümüzde geçim şartları öylesine zorlaştı ki, tek bir gelir çoğu aile için yeterli olmuyor. Artan kira, elektrik, gıda ve eğitim masrafları, özellikle asgari ücretle çalışanlar için ek iş yapmayı adeta zorunlu kılıyor. Ek iş, sadece geliri artırmakla kalmıyor, aynı zamanda aile bütçesinde nefes aldıran bir güvence görevi görüyor. Çoğu kişi artık hafta sonları veya akşam saatlerinde ek işlerle hayatını idame ettiriyor.

Ek iş yapmak çoğu zaman zorunluluk olsa da kişiye farklı beceriler kazanma ve deneyim biriktirme fırsatı da sunuyor. Ancak yoğun çalışma temposu, yorgunluk ve özel hayata ayrılan zamanın azalması gibi zorlukları da beraberinde getiriyor. Yine de birçok kişi için ek iş, yaşam standartlarını korumanın ve geleceğe dair birikim yapmanın tek yolu hâline gelmiş durumda. Özellikle genç çalışanlar ve aile babaları, ek gelirle hem borçlarını ödeyebiliyor hem de çocuklarının eğitim masraflarını karşılayabiliyor.

Mehmet Akgün

anahtar kelimeler: hayat pahalılığı, asgari ücret, ek iş zorunluluğu, geçim sıkıntısı, ekonomik kriz Türkiye, Mehmet Akgün


Mehmet AKGÜN

Kamburoğlu, Hakkında Çarpıcı İddialar..!
İlçe Başkanı Yoğun Bakımda mı?
“Bilim İnsanları: ‘Kâinatta Tesadüfe Yer Yok’”
Alanya Turizminin Yeni Başkanı Belli Oldu
Lüks Araç’ Krizi Büyüyor...
Tam Gün Eğitim, Maarif Modeliyle Güçlenen Okul
Postacı: Eğitim Meşalesi Öğretmenlerin Elinde Yükselecek
Ertem, VR Destekli Eğitimle Güvenli ve Verimli Öğretim Sağlıyoruz
Gürkan Bayoğlu’ndan 24 Kasım Mesajı
Muhammed Lütfullah Güvenç’den 24 Kasım Mesajı
Yunus Emre Kakı’dan 24 Kasım Mesajı
Engin Doğru’dan 24 Kasım Mesajı
Recep Erol’dan 24 Kasım Mesajı
İlker Gürbüz’den 24 Kasım Mesajı
Halil Kanat’tan 24 Kasım Mesajı
Serdal Güzel’den 24 Kasım Mesajı
Tuncer Dağ’dan 24 Kasım Mesajı
Yonca Yaman’dan 24 Kasım Mesajı
Eyyüp Günay’dan 24 Kasım Mesajı
Mehmet Tuvalak’tan 24 Kasım Mesajı
Togay Çoban’dan 24 Kasım mesajı

YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.