14.11.2025 09:04:00

İsmet ÜNAL

10 Kasım Gözyaşlarıyla Maskelenen Gerçek: Cumhuriyet Halk Partisi'nin Atatürk'ten Uzaklaşan Yüzü

Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu Partisi olarak tarihsel bir mirasa sahiptir. Ancak bu miras, son yıllarda partinin söylem ve eylemleriyle ciddi biçimde aşındırılmıştır. Atatürk’ün adı, yalnızca sembolik bir araç hâline getirilmiştir. Her 10 Kasım’da gözyaşlarıyla sahnelenen törenler, partinin gerçek duruşunu gizlemeye yetmemektedir.

Atatürk'ün adı üzerinden siyaset: samimiyet mi, sömürü mü? Cumhuriyet Halk Partisi'nin bazı yöneticileri, Atatürk'ün adını kullanarak halkın duygularına hitap etmeye çalışırken, aynı anda onun ilkeleriyle çelişen politikalar izlemektedir. Atatürk'ün “İstikbal göklerdedir” sözünü hatırlatırken, Türkiye'nin savunma sanayisindeki başarılarına, İHA-SİHA-KAAN gibi projelere karşı çıkmaları büyük bir çelişkidir. Mavi Vatan doktrinini küçümseyen, Karabağ zaferine mesafeli duran bu tutum, Atatürk'ün “Bağımsızlık benim karakterimdir” ilkesine açık bir aykırılıktır.

Atatürk kalksa Cumhuriyet Halk Partisi'ne genel başkan olur muydu? Bugünkü Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi, Atatürk'ün kurduğu partiyi bir holding mantığı ile yönetmektedirler. Belediyelerdeki yolsuzluk iddiaları, valizlerle taşınan paralar, sinyal kesicilerle örtülen skandallar, halktan kopmuş bir zihniyetin göstergesidir. Atatürk'ün koltuğuna oturanlar, onun adını anmaktan bile imtina eden il başkanları, sıkıştıklarında “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganlarına sarılırlar. Diğer yandan, yabancı istihbarat servisleri ile iş tutmakla suçlanmaktadırlar.

10 Kasım tiyatrosu: gözyaşıyla temizlenmeyen ihanet. Her yıl 10 Kasım'da sahnelenen duygusal gösteriler, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Atatürkçülük iddiasını yeniden gündeme taşır. Ancak bu gösterilerin ardından gelen günlerde, Atatürk'ün mirasına aykırı söylem ve eylemler hızla geri döner. Yerli üretime karşı çıkılır, İsrail mallarına yönelinir. İnançlara hakaret edilir. Atatürkçülük, içki masalarında nostalji olarak yaşatılırken, gerçek anlamda millî duruş terk edilir.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin dönüşümü: kurucu ruhun tersine evrimi. Cumhuriyet Halk Partisi artık halkın partisi değil. Elitlerin, çıkar gruplarının ve dış bağlantılı yapıların temsilcisi hâline getirilmiştir. Terör örgütleri ile kurulan ittifaklar, belediyelerdeki skandallar, yargıya yönelik hakaretler ve casusluk iddiaları, partinin kurucu değerlerinden bağını kopardığını göstermektedir. Atatürk'ün kurduğu bu parti, bugün onun ilkelerine en uzak noktada konumlanmıştır. Bugünkü Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki yöneticiler, sahte Atatürkçülük adına Atatürk'ün ismini kullanıp, partiyi yabancı servislerle peşkeş çekerek, tıpkı “altıncı masayı kurdurttukları gibi” Batı’nın tahakkümü altında yönetmeye çalışıyorlar.

 

Anahtar Kelimeler: 10 Kasım, Cumhuriyet Halk Partisi, CHP, Atatürk, Atatürkçülük, millî duruş, siyasi eleştiri, yerli üretim, İHA SİHA, casusluk iddiaları, köşe yazısı, ismet ünal, ismet ünal chp yazıları,

 


Minik Adımlardan Bayramın En Güzel Selamı
Minik Kalpler Bayram Sevinciyle Erken Buluştu
Kanlı’dan Güçlü Bir Eğitim Vizyonu
Emek Ve Dayanışma Aynı Sofrada Buluştu
Gençlerin Üniversite Yolculuğuna Büyük Destek
Gençler Afetlere Karşı Sahada Öğreniyor
Kadınların Gücü Hayatın Her Alanında Sahne Aldı
Kamu Kurumlarında Üst Düzey Atamalar Yapıldı
Sıkı para politikası sürdürülecek mi?
İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy unutulmadı
Bakan Kurum: COP31’i uygulama odaklı platforma dönüştüreceğiz
Gambiya ile mutabakat zaptı imzalandı
Bıçkıdere Göleti’ne zarar veren yandı
Kırmızı bültenle aranan 16 şahıs Gürcistan’da
Süt ve süt ürünlerinde ne üretiyorlar?

YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.