31.10.2025 14:57:00

Duygu DAŞDEMİR

Toplumun Aynasında Kırılmış Çocuklar

Akran Zorbalığı: Suçu Çocuklara Yüklüyoruz, Oysa Kaynak Evde

Yazar: Duygu Daşdemir

Bugün okullarda, sosyal medyada, hatta oyun alanlarında bile gençlerin birbirine uyguladığı akran zorbalığı konuşuluyor. Herkes çocukları suçluyor, ama kimse aynaya bakmıyor. Çünkü bu sertliğin tohumu evde atılıyor, okulda filizleniyor, toplumda meyve veriyor.

Anne babalar, "Bizim çocuk yapmaz!" diyerek kendini aklamaya çalışıyor. Oysa o çocuk, evde anne babasının öfkesine, küçümseyen bakışına, sevgisizliğine şahit oldu. Çocuk, sevgiyi değil, baskıyı öğrendi. Duyguyu değil, üstünlüğü öğrendi. Çünkü bu toplumda en çok övülen duygu, şefkat değil güç.

Evinde "hata yapma" hakkı tanınmayan, sürekli kıyaslanan, "komşunun çocuğu"yla yarıştırılan birey, büyüdüğünde kendi varlığını başkasını ezerek kanıtlamaya çalışıyor. İşte o yüzden akran zorbalığı sadece bir davranış değil, ailelerin başarısız iletişiminin toplumsal tezahürüdür.

Bizim toplumda çocuklar dinlenmiyor, sorgulayan çocuklar "saygısız" sayılıyor, duygularını ifade edenler "zayıf" görülüyor. Sonra o bastırılmış duygular, başka çocukların üzerine patlıyor. Bu, bireysel bir hata değil; sistematik bir çöküştür.

Okullar disiplinle değil, empatiyle yönetilmeliydi. Aileler çocuklarına başarı değil, vicdan öğretmeliydi.

Ama biz ne yaptık?

Kendini ifade eden çocuğu "sus" diye susturduk, ağlayan çocuğu "abartma" diye bastırdık, farklı düşünen çocuğu "delilikle" etiketledik. Sonra da neden birbirine bu kadar acımasız olduklarını anlamaya çalışıyoruz.

Akran zorbalığı, sadece okul koridorlarında değil; televizyonda, siyasette, sokakta normalleştirilen bir dilin ürünüdür. Büyükler birbirini aşağılayarak konuşuyor, ekranlarda hakaret prim yapıyor, insanlar öfke üzerinden güç kazanıyor. Bu ortamda büyüyen gençten ne bekliyoruz? Sevgi mi, anlayış mı?

Bu çağın çocukları, sevgisizliğin mirasçıları oldu. Evde sevgi görmeden büyüyenler, dışarıda merhamet göstermeyi bilmiyor. Ve bu döngü, toplumun en alt katmanından en üst kademesine kadar sürüyor.

Akran zorbalığıyla mücadele etmek istiyorsak önce şu soruyu sormalıyız:

"Biz çocuklarımıza insan olmayı mı öğrettik, yoksa sadece başarılı olmayı mı?"

Çünkü bu ülkenin asıl sınavı üniversite değil, vicdan sınavıdır.


Tarık yiğit
2.11.2025 09:52:17
Yüreğinize sağlık en büyük eğitim ailede verilir. Ama Türk dizilerindeki Türk aile yapısımı nasıl bozdığu üzerinede bir çalışma bekliyorum ben evimde hiçbir Türk dizisi seyr ettirmiyorum. Teşekkür ederim bu güzel çalışmanızı merakla bekliyorum.

Sözveren; Milli ve Manevi Değerlerle Büyüyen Nesiller Yetiştiriyoruz…
Çalık Yeniden Silivri’ye Sevk Edildi
Çalışkan’dan Bağımlılıklarla Mücadele Çağrısı
Beylikdüzü’nde Maarifin Kalbinde Ramazan Coşkusu
Sefalık’ta Maarifin Kalbinde Ramazan Coşkusu
2026 Yılı Çeltik Ekim Başvuruları Başladı
Okçuluk Ruhu İftar Sofrasında Gönülleri Birleştiriyor
Maarifin Kalbinde Ramazan Buluşması
İzsiz’den Kadim Dostlara Vefa Buluşması
Yalçın'dan Öğretmene Şiddete Karşı Güvenli Okul Çağrısı
Ağırbaş; Maarif Modeli İle Değer Temelli Eğitim…
Sarıkaya; Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, Bakış Açısını Güçlendiren Bir Rehberdir
Gönüller Türkgenç’in  Sofrasında Buluştu…
Oy Nazlım İle Yirmi Yıllık Emek Sese Dönüştü
Özel Eğitimde Yaşama Dokunan Yeni Kitap

YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.