Gazze 2026: Sessizliğin En Gürültülü Suçu
Kıymetli okurlarım, takvimler 2026 yılını gösterirken dünyanın geri kalanı yeni yıl planları yapıyor, ekonomik hedefler konuşuyor ve süslü kürsülerde koca koca cümleler kuruyor. Ancak Gazze’de zaman ilerlemiyor. Orada zaman artık saatlerle değil, soğuktan donarak ölen masum yavruların nefes sayısıyla ölçülüyor. Bugün Gazze’ye yağmur yağıyor ama bu yağmur toprağı yeşertmek için değil, çaresizliği artırmak için yağıyor. Evlerin penceresine vurup huzur veren o ses, orada yıkılmış mahallelerin üzerine çöken çamuru biraz daha ağırlaştırıyor. Bezden bozma çadırlara sızan o buz gibi su, açlıktan ve korkudan titreyen çocukların bedenlerini esir alıyor.
Gazze’de evlatlarımız sadece bombalarla hayata veda etmiyor. Evsiz kalarak, geceleri ıslak battaniyelerin altında sessizce donarak, annelerinin göğsünde ısınmaya çalışırken sabaha çıkamayarak can veriyorlar. İşin en acı tarafı ise bu ölümler artık dünyanın gündemine bile girmiyor. Çünkü Gazze’de çocuk ölümü artık dünya tarafından olağan kabul ediliyor. İnsanlık, bir çocuğun ölüm haberinden hemen sonra borsa rakamlarına veya magazin başlıklarına vicdanı sızlamadan geçebiliyor.
Orada artık ne kapısı çalınacak bir ev ne de bacası tütecek bir yuva kaldı. Beton yığınları sadece binaları değil, insanların yarınlarını da ezip geçti. Şimdi o çadırlarda çocuklar uyumuyor, sadece hayatta kalmaya çalışıyor. Masal dinleyerek ya da okul hayali kurarak değil, sabaha çıkıp çıkamayacaklarını bilmemenin korkusuyla gözlerini yumuyorlar.
Bütün dünya bu acıyı sadece izliyor. İslam ülkeleri izliyor, koca koca devletler izliyor. Gazze’ye ne bir güvenli alan ulaşıyor ne de çocukları koruyacak bir çözüm. Söz çok ama ne yazık ki irade yok. Petrol gelirleriyle gökdelenler yükseltenler, milyar dolarlık yapay adalar inşa edenler, bir çocuğun ayağını ısıtacak bir çift çorabı neden oraya ulaştıramıyor? Çocuk haklarından bahseden koca kurumlar, neden bu ölümü bir erişim sorunu cümlesinin arkasına saklıyor?
Asıl mesele şudur ki Gazze sadece silahlarla değil, küresel bir kayıtsızlıkla ve derin bir sessizlikle yok ediliyor. İnsanlık teknolojiyle uzaya giderken vicdanıyla yerin dibine giriyor. Bir gün o silahlar susar, haritalar yeniden çizilir ancak donarak ölen o çocukların hesabı sorulmadıkça bu dünya asla medeni olamayacak.
Yazar: Mehmet Akgün
Gazze 2026 yılında neler yaşıyor, Gazze’de çocuklar neden donarak ölüyor, İslam dünyası Gazze için neden sessiz kalıyor, Mehmet Akgün Gazze yazısı içeriği nedir, UNICEF Gazze’deki çocuk ölümlerine ne diyor, Gazze’deki insanlık dramı ne zaman bitecek, 2026 yılında Gazze’de son durum nedir,