İsmet ÜNAL

Tarih: 17.01.2026 09:53

CHP’nin 70 Yıllık Tahribatı ve Türkiye’nin Kalkınmasına Engel Oluşu

Facebook Twitter Linked-in

CHP’nin 70 Yıllık Tahribatı ve Türkiye’nin Kalkınmasına Engel Oluşu

Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisi olabilir. Buna kimsenin itirazı yok. Ancak ben bugün, geçmişe takılıp kalmadan, özellikle çok partili hayata geçişten sonra bu ülkenin önüne nasıl engeller konulduğunu hatırlatmak zorunda hissediyorum. 1950’den bugüne baktığımızda, yaklaşık yetmiş yıllık bir süreçte CHP’nin, Türkiye’nin kalkınma hamlelerine omuz vermek yerine çoğu zaman frene bastığını açıkça görüyorum. Milli çıkarlar söz konusu olduğunda destek veren değil, mesafeli duran bir muhalefet anlayışıyla karşı karşıya kaldık.

Bu ülkede demokrasi kolay kurulmadı. Bedeller ödendi, acılar yaşandı. Ancak ne yazık ki CHP, birçok kritik dönemeçte halkın iradesinin yanında durmak yerine bürokratik vesayetin gölgesinde kalmayı tercih etti. 1960 ve 1971 askeri müdahalelerinde, halkın seçtiği iktidarların devrilmesine karşı net bir duruş sergilenmedi. 28 Şubat sürecinde ise milletin değerlerini ve iradesini baskılayan uygulamalara karşı güçlü bir itiraz yükselmedi. Bu tutum, Türkiye’nin demokratikleşme yürüyüşünde ciddi yaralar açtı.

Kalkınma meselesine gelince tablo daha da netleşiyor. Savunma sanayiinde atılan adımlar, enerji bağımsızlığı için yapılan yatırımlar, yerli ve milli projeler, büyük altyapı hamleleri… Bu ülkenin geleceğini ilgilendiren her stratejik başlıkta CHP’nin refleksi genellikle karşı çıkmak oldu. Yapıcı eleştiri yerine, ideolojik bir reddiye dili tercih edildi. Bu yaklaşımın, muhalefet göreviyle değil, sistemli bir karşıtlıkla açıklanabileceğini düşünüyorum.

Yerel yönetimler meselesi ise işin bir başka boyutu. Son yıllarda CHP’li belediyelerde sıkça gündeme gelen yolsuzluk iddiaları, liyakat tartışmaları ve hizmet eksiklikleri, vatandaşın kafasında ciddi soru işaretleri oluşturdu. Ben sahada, sokakta, pazarda konuşulanlara kulak veriyorum. İnsanlar hizmet istiyor, çözüm istiyor, polemik değil. Bu tablo, CHP’nin iktidar alternatifi olma iddiasını zayıflatıyor ve güven sorununu derinleştiriyor.

Dış politikada da benzer bir çizgiyle karşılaşıyoruz. Doğu Akdeniz’den Suriye’ye, Libya’dan Azerbaycan’a kadar Türkiye’nin milli duruş sergilediği her alanda, CHP’nin Batı merkezli söylemlere daha yakın durduğunu görüyorum. Bu ülkenin çıkarları, başka başkentlerin beklentilerine göre şekillenemez. Milletin hassasiyetleriyle örtüşmeyen bu yaklaşım, doğal olarak tepki topluyor.

Ben bu satırları bir düşmanlık diliyle değil, bu ülkeye duyduğum sorumlulukla kaleme alıyorum. Türkiye’nin artık geçmişin vesayetçi alışkanıklarını geride bırakması, kalkınma hedeflerine odaklanması gerekiyor. Muhalefet elbette olacak, eleştiri elbette yapılacak. Ama milletin önünü tıkayan değil, yolunu açan bir siyaset anlayışına hepimizin ihtiyacı var.

Yazar: İsmet Ünal

İsmet Ünal yazıları, CHP Türkiye’ye zarar mı verdi, CHP neden milli projelere karşı çıkıyor, CHP muhalefeti neden eleştiriliyor, CHP ve darbeler ilişkisi var mı, CHP belediyeleri neden tartışılıyor, CHP dış politikada Batı yanlısı mı, İsmet Ünal köşe yazıları,


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —