Duygu DAŞDEMİR

Tarih: 04.01.2026 14:12

Bir Toplumun İnsanlığı İçeriğe Dönüştüğü Gün

Facebook Twitter Linked-in

Bir Toplumun İnsanlığı İçeriğe Dönüştüğü Gün

Kıymetli dostlarım, bugün sizlerle cemiyetimizin kanayan bir yarasına, hepimizin içini sızlatan o büyük vicdan kaybına dair dertleşmek istiyorum. Sokakta yürürken bir suç işlendiğini düşünün. Bir can yanıyor, birisi korkudan donup kalmış, bir diğeri ise çaresizce uzanacak bir el bekliyor. Eskiden böyle bir durumda herkes yardıma koşardı ama şimdi ne yazık ki işler değişti. Birileri hemen telefonuna sarılıyor ve kamerayı yatay çeviriyor. Artık suça tanık olmak yetmiyor, o suçu arşivlemek ve başkalarına izletmek gerekiyor. Bir insan yere düşerken etraftakilerin ilk refleksi artık yardım etmek değil, çekiyor muyum diye ekranı kontrol etmek oluyor. Çünkü ne yazık ki yaşadığımız bu çağda vicdanlar değil, sadece kanıtlar ve görüntüler izleniyor.

Kamerasını açıp o anı kaydedenler, tetiği kendileri çekmediği ya da bıçağı kendileri saplamadığı için kendilerini masum sanıyorlar. Ben yapmadım ki diyerek kenara çekiliyorlar. Oysa hiçbir şey yapmamak da bir eylemdir ve bazen en kirli, en ağır olanıdır. İşin daha da acı tarafı, o görüntüleri bir marifetmiş gibi sosyal medyada yaymaktır. Bir insanın en büyük utancını, en derin acısını ya da son nefesini verdiği o anı, üç beş tıklanma uğruna içeriğe dönüştürmek hangi vicdana sığar? Bir insanın hayatı, bir başkasının sosyal medya malzemesi oluyor. İzleyenler ise bu trajedinin en kalabalık tarafını oluşturuyor. Sessizce bakıp geçiyorlar; ne bir öfke, ne bir yüz çevirme. Kötülük, yeterince izlendiğinde ve kanıksandığında sıradanlaşır.

Şunu hiç unutmamalıyız ki bir toplum, suçu durduramadığı gün değil, o suçu bir film izler gibi seyrettiği gün çürümeye başlar. Kayıt tuşuna basan o parmak, aslında yardıma uzanmayan, o mazlumun elini tutmayan eldir. Gün gelir, o kamera bir başkasına, belki sana belki de bana döner. İşte o zaman anlarız ki görüntü almak bizi insan yapmaz. İnsan kalmak, o kamerayı hemen indirip bir hayatı kurtarmak için bir adım atmaktır. Suç işlenirken sessiz kalan, sadece kaydeden kimse tarafsız değildir; o artık kötülüğün ortağı olmuştur. Paylaşanlar suçu çoğaltır, izleyenler ise suçluya cesaret verir. Sessizlik, zalimin en sadık dostudur.

Bugün olan biteni sadece izlemekle yetinenler, yarın neden kimse bir şey yapmadı diye sorma hakkını kaybederler. Cevap aslında çok basit ve bir o kadar da acıdır: Çünkü herkes bakmayı, insan olmaya tercih etti. Bir toplumda suç utanmadan işleniyorsa, o utanç artık sadece failin değil, onu sessizce izleyen herkesindir. Unutmayın, kamera sadece anı kaydeder ama vicdan sorumluluk alır. Bir suç işlenirken hiçbir şey yapmadan sadece izlemek, o suçun sessiz faili olmaktır. Gelin, bizler kamerayı değil, vicdanımızı açalım ve birbirimize el uzatalım.

Yazar: Duygu Daşdemir

ANAHTAR KELİMELER Sosyal medyada suç izlemek vicdanı nasıl etkiler, Neden yardıma koşmak yerine video çekiyoruz, Duygu Daşdemir köşe yazıları, Toplumsal çürüme ve duyarsızlaşma nasıl önlenir, Suça tanık olup sessiz kalmak suç mudur, İnsanlık ne zaman içeriğe dönüştü, Kaydedilen suçlar toplumu nasıl çürütür


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —