Yazı Detayı
27 Temmuz 2020 - Pazartesi 10:51
 
Toplum Ekonomisi
Onur ERDOĞAN
adommedya@gmail.com
 
 

TOPLUM EKONOMİSİ


Ekonomi sözlükte; Eski Yunan kökünden gelen ev yönetimi anlamındadır.
Ekonomi akademik; Sınırlı kaynakların karşılığında insan ihtiyaçlarının karşılanması için
meydana gelen sorunlara yanıt arayan bilim dalıdır.
Mikro ekonomi; Bir birey ya da firmanın iktisadi hareketleri sonunda fiyat, üretici-tüketici
dengeleri ve arz-talep sonuçlarında meydana gelen ekonomik sonuçlardır.
Makro ekonomi; Milli gelirler, fiyat iniş çıkışları ve hareketleri (enflasyon), dış ülkelerle ilgili
ekonomik gelişmeler, üretimdeki büyüme ya da küçülme, para-borsa ve bankacılık
gelişmeleri, çalışma şartları ve işsizlik ile ilgili tüm gelişmelerin ışığında meydan gelen milli
ekonomidir.
Ekonomi, ihtiyaçlarımız karşılamak sebebiyle ihtiyaçlarımızı gidermeye çalışmaktır.
Ekonomi, insanların mutluluğu için çalışmaktadır.
Ekonomi, önce bireyleri sonra milletleri güçlü kılar.
Peki bir ülkenin vatandaşları için ekonomi ne anlama gelmektedir?
Bizim ülkemizde mal ve hizmetlerin üretimini yapan, ticaretini sağlayan, dağıtımını yapan
şirketlerin genel durumu direk ekonomik verilerimizin bütünüdür. Başka bir değişle bir
işyerinde çalışmak, düzenli kazanç sağlayabilmek, SGK ‘lı olabilmek ve çok zor olsa bile
emekli olabilmek ekonominin iyi olduğunun göstergesidir. Düzenli bir işte çalışarak belirli bir
yaşa gelmiş olmak ve artık arkandan gelen çocukların için tedirgin olmaksa zaten toplumsal
bir endişemizdir.
Maalesef ki ülkemizde ekonomik başarının en belirleyici özelliği politik ve ideolojik olmasıdır.
Aslında bu tezin tam tersi de doğru olmalıdır, diğer gelişmiş ülkelerde siyasi yaklaşımlara
şekil veren temel unsur, hükümetlerin ekonomi politikaları ve sonuçlarıdır. Artık siyaset ve
ekonomi o kadar iç içe geçmiştir ki, asla birbirinden ayıramıyoruz.
Bundan sonra karşımıza çıkacak fırsatlarda öncelikle bu konulara dikkat ederek
değerlendirmemiz gerektiğine inanıyorum.
Hükümetlerin değil, devletlerin sürdürebilir programları olmalı ve ticari amaçlı üretim
araçlarına tamamlayıcı devlet kurumları tarafından destek verilebilecek yapılar kurulmalıdır.
Kooperatifler, devlet bankaları ve tüzel kişilikler devlet kontrolünde tarım ve hayvancılığı
destekleyecek uzun vadeli programlara teşvikler sağlayarak üreticileri desteklemelidir.
Serbest piyasa ekonomisi uğruna ‘ticarette her yol mubah’ stratejisi yerine, bizim için
ekonomik değerleri çok yüksek olan ürünlerin toplum adına ve faydası yönünde piyasalar
kontrol altına alınmalı ve merkezi planlama esasları belirlenmelidir. Bir sonraki yıl için
tüketilecek miktarların nüfusa oranı hesaplanarak, ihtiyaç olacak çeşitler belirlenerek uygun
bölgedeki yerel üreticiler yönlendirilmelidir.
Şimdi bana soracak olursanız tüm anlattıkların tamam ama ne zaman düzelecek diye;
Üretici dinamik güç olarak emek ön plana çıkarsa,
Devlet politikalarımızda eskiden olduğu gibi devlet mülkiyeti esas olursa,
Devlet olarak kısa, orta ve uzun vadede tarım ve hayvancılık politikalarımız ithalat yerine
üretime dönerse,
Şirket menfaatleri yerine kamu yararının esas olacağı düzenlemeler ekonomide belirleyici
olursa,

Oy verirken siyasetçinin kişiliği yerine, vaatleri ve politikaları özenle incelenerek sandığa
gidilirse, ekonomideki ilk iyileşme adımları atılmış olacaktır.


Onur ERDOĞAN

 
Etiketler: ev yönetimi, devlet mülkiyeti, onur erdoğan, yerel üreticiler, dinamik güçler, kamu yararı, devlet politikaları,
Yorumlar
Haber Yazılımı